Transcript Slayt 1

İSTENMEYEN ÖĞRENCİ
DAVRANIŞLARI
VE ÇÖZÜM YOLLARI
AydIn TUNÇER
İstenmeyen davranIŞ



Okulda ve sınıfta, eğitsel çabalara engel olan
davranışların tümü istenmeyen davranış
olarak nitelendirilir.
Dersin akışını bozan, hedef davranışlara
ulaşmayı zorlaştıran veya engelleyen her
davranış, istenmeyen davranıştır.
Sınıftaki bu davranışlar sadece eğitim öğretimi
engellemez, bazı fiziksel ve psikolojik
huzursuzlukları da beraberinde getirir.
Bu davranışların ortaya çıkması, hem kaçınılmaz
nitelikte doğal bir olaydır hem de uygun eğitim
yaşantılarını kazandırmak için iyi bir fırsattır.


Derse devam etmeme ya da derslere geç gelme, derse
hazırlıksız gelme, sınıfta uygun olmayan yer ve zamanda
konuşma, arkadaşlarına, kendisine veya eşyalarına zarar verme,
Temizlik ve görgü kurallarına uymama, kopya çekme, alkol,
sigara ve uyuşturucu kullanma, öğretmenine ve arkadaşlarına
kaba davranma, küfürlü konuşma, arkadaşlarını rahatsız etme,
söz almadan konuşma gibi
İstenmeyen Davranışların Sınıflandırılması

Sorun Olmayan Davranışlar: Kısa dikkatsizlikler, bazı

Küçük Sorunlar: Sınıf işlemleri ve kurallarına karşı olan

Önemli Sorunlar: Bu davranışlar eğitim etkinliğini bozan
öğrencilerin konuşması, ödev üzerinde çalışırken kısa ara
vermeler gibi
davranışları içerir. Örneğin öğrencinin oturduğu yerden izin
almadan kalkması gibi küçük, fakat rahatsızlık verici
davranışlardır.
ve öğrenmeyi engelleyen davranışlardır. Bu gruptaki
davranışlar çok ciddidir; ancak okul kuralları veya sınıf
baskısı ile izole edilirler. Örneğin diğer öğrencilere şiddet
uygulama veya kavga gibi.
İstenmeyen Davranışların Etkenleri


1-Sınıf Dışı Etkenler: Sınıf içindeki istenmeyen
davranışların büyük bölümü sınıfın dışında yaşanan
olaylardan kaynaklanmaktadır. Öğrencinin içinde
yaşadığı aile ortamı, çevre ve okul, davranışlarının
temel kaynağını oluşturur.
2-Sınıf İçi Etkenler: İstenmeyen davranışların
ortaya çıkmasında sınıf içi etkenler de önemlidir.
Öğrenciyi bu davranışlara yönelten etkenler;
öğretmen, öğrenci ve fiziksel ortam olmak üzere
gruplandırılabilir.
1-Sınıf Dışı Etkenler:

Aile Ortamı ve yetişme tarzı

Çevre

Okul
A) AİLE



Öğrenci davranışının şekillenmeye başladığı, örnek
alındığı, temel davranışların kazanıldığı yerdir.
Öğrenciler zamanlarının önemli kısmını ve ilk
sosyalleşmelerini aile içinde tamamladıkları için,
istenmeyen davranışların kaynaklarının ilk çekirdekleri
de aile içinde atılmaktadır.
Ailedeki birey sayısı, ailenin gelir ve eğitim durumu
öğrenci davranışlarını etkileyen faktörlerden
bazılarıdır. Ancak en önemlisi öğrencinin yetişme
çağındaki anne-baba tutumlarıdır.
1-BaskIcI-Otoriter Tutum




Baskıcı ebeveyn, çocuklarının davranışlarını esnemeyen,
mutlak ölçütlere göre biçimlendirme, denetleme ve
yargılama eğilimdedir. Baskıcı ve itaat odaklı bu tür
ebeveyn tutumunda, ana-babanın, kısıtlayıcı ve
cezalandırıcı bir yol izlediği, çocuklarına kendi kurallarına
uymaları ve saygılı olmaları konusunda uyardıkları görülür.
Çocuğun istek ve gereksinimlerini dikkate almaz. Disiplin
aracı olarak cezayı kullanır.
Otoriter tutumla yetiştirilen çocuklar, güvensiz,kaygılı, içe
kapanık, hayal kırıklığına uğradıklarında düşmanca
davranabilen,otoritenin olmadığı durumlarda kurallara
aykırı davranan, kendilerinden güçsüz olanlara saldırgan
davranış sergileyen çocuklardır.
Özellikle erkek çocuklarında yüksek düzeyde öfke, kızlarda
ise bağımlı olma gözlenmektedir.
2-Destekleyici ve Güvenilir Tutum




Anne-baba çocuklarını destekler ama bunun yanında
sınırlarını koymayı da ihmal etmez ve onların
hareketlerini kontrol eder. Ebeveyn ile çocuk arasında
sözel iletişim kanalları açıktır.
Çocuğuyla bire bir ilişki içindeyken ona karşı ilgilidir
ve ona aktif dinleme uygular.
Destekleyici tutum, yakınlık ve ilgi göstermek, sözle
ve dokunarak sevgi belirtmek, ortak faaliyetlerde
bulunmak anlamını taşır.
Bu tutumla yetiştirilen çocukların temel güven
duyguları gelişmiş, bağımsız, düşüncelerini serbestçe
söyleyebilen, girişimci, kendine ve diğer insanlara
saygılı, toplumsal uyumu olan çocuklar oldukları
araştırmalarda ortaya konmuştur
3- GevŞek Tutum





İhmalkar ve aşırı hoşgörülü olmak üzere iki farklı boyut içerir:
İhmalkar ebeveyn, çocuğun yaşamıyla ilgili değildir.Bu anababalar için “kendi sosyal yaşamları”, çocuklarından daha
önemlidir.
Aşırı hoşgörülü yaklaşım içerisinde olanlar, çocuklarının
karşısında teslim olan, onların ısrarlı isteklerini yerine getiren,
onları şımartan, onlara fazlasıyla özgürlük tanıyan, kolaylıkla
boyun eğen, yumuşak başlı ve tutarsız davranan, çok aşırı
boyutlarda çocuklarını ihmal eden ve terkedebilen annebabalardır.
Görünürde çocuğuyla çok ilgili olan bu ana-babalar, çocukları
üzerinde çok başarısız bir kontrol sergilemekte ve az sayıda
talepte bulunmaktadır.
Gevşek tutumla büyüyen çocuklar kurallara uyum
sağlayamazlar ve toplumun vermediği hakları kendilerine
tanımaya kalkışırlar
4-Aşırı KorumacI Tutum



Ana-babanın aşırı koruması, çocuğa gereğinden fazla
kontrol ve özen gösterilmesi anlamına gelir.
Bebekleştirme, aşırı korumacı yaklaşımın tipik
özelliğidir. Annenin çocukla iç geçmiş beraberliği,
çocukta bir anne bağımlılığın oluşmasına neden
olabilir.
Koruyucu tutumla büyüyen çocuk sosyal ilişkilerinde
başarısız, bağımlı bir birey olacaktır
Bencil bir kişilik geliştirmesine neden olur. Çocuk,
kendini gruba kabul ettirebilmek için toplum dışı ve
isyankar davranışlara başvurabilir.
5-Tutarsız ve Kararsız Tutum



Ana-babanın kararsız ve tutarsız tutumu, neyin uygun
davranış olduğu konusunda çocuğu ikileme düşürür.
Aynı davranışı yüzünden ana-baba tarafından bir
keresinde ödüllendirilir, bir keresinde cezalandırılırsa
ya da bir davranış, anne tarafından farklı, baba
tarafından farklı değerlendirilirse, çocuk hangi
davranışın uygun olduğunu belirleyemez.
Bu tür çocuklar karar vermede zorlanır, tutarsız
davranışlar sergilerler. Aynı olaya farklı zamanlarda
farklı tepkiler verirler.
b) Çevre



Öğrencileri problem davranışlara sevk eden en önemli
faktörlerden birisi okulun sosyal çevresidir. Okulun
bulunduğu fiziksel, kültürel ve sosyal çevre öğrenci
davranışları üzerinde büyük ölçüde belirleyici etkilere
sahiptir.
Öğretmenin, çevrede karşılaşılan bazı olumsuz
davranışların sınıf ortamına girmesini önleyebilmesi
için çevreyi tanıması, ekonomik, sosyal, kültürel
geçmişini ve kaynaklarını çok iyi bilmesi gerekir.
Bazı durumlarda çevreyi değiştirmeden davranışları
değiştirmek mümkün olmayabilir.
c) Okul


Okulun fiziksel özellikleri, durumu, öğrenci
sayısı, kuralları, yönetim yapısı gibi bir çok
değişken sınıf içine yansıyarak öğrencilerin
tutum ve davranışlarını etkiler.
Eğitim- öğretim için gerekli olan materyal,
araç, gereç ve kaynakların yokluğu ya da
yetersizliği öğrenciyi istenmeyen davranışa
sevk eden diğer bir nedendir.
2-Sınıf İçİ Etkenler:



Öğretmenden Kaynaklanan
Nedenler
Öğrenciden Kaynaklanan Nedenler
Fiziksel Ortamdan Kaynaklanan
Nedenler
a) Öğretmenden Kaynaklanan Nedenler:



İstenmeyen davranışların oluşmasında öğretmen
yetersizlikleri büyük rol oynamaktadır.
Öğretmenin öğrenci ile alay etmesi, öğrencilere kaba
davranması, öğrenciler arasında ayırım yapması,
öğrencilerle gerekli iletişimi kuramaması, öğretmenin
toplumsal beceri eksikliğinden kaynaklanan istenmeyen
davranışların ortaya çıkmasını sağlar.
Ayrıca öğretmenin kişisel özellikleri, özgüven eksikliği,
tükenmişlik, başarısızlık korkusu, çocuklardan
hoşlanmama ve özel sorunları (evlilik vb.) sınıf içi
disiplin sorunlarının kaynağını oluşturabilir.
b) Öğrenciden Kaynaklanan Nedenler



Öğrencinin, öğretmeni ve arkadaşlarıyla etkileşim
düzeyinin düşük olması, sosyal becerilerde yetersiz
olması, arkadaşının olmaması, okulu sevmemesi,
sosyal doyumsuzluk içinde olması gibi pek çok neden
öğrenciyi sınıf ortamında görmek istemediğimiz
davranışlara itmektedir.
Duygusal problemler yaşayan öğrenciler, okul
hayatının gerektirdiği sorumlulukları yerine
getiremeyince, sınıfa ve okula uyum sağlamakta
zorlanırlar.
Bazı öğrenciler öğrenim yaşantılarında karşılaştıkları
başarısızlıklar nedeniyle sınıfta dersi takip etmeyerek
sürekli sınıfın havasını bozmaya çalışırlar.
c)Fiziksel Ortamdan Kaynaklanan Nedenler



Sınıfın fiziksel koşulları, gürültülü ve kalabalık
oluşu, ısı ve ışık durumu öğrenci performansı
üzerinde önemli ölçüde etkilidir.
Fiziksel açıdan kötü yapılandırılmış bir
ortamda, öğrencilere eğitimin amacı olan
istenilen davranışları kazandırmak yani
davranış değişikliği sağlamak kolay değildir.
Sınıf düzeni ve öğrencilerin oturma düzeni de
sınıf yönetimi ve eğitsel çabalar üzerinde
önemli bir etkiye sahiptir.
İstenmeyen Öğrenci Davranışları Üzerine
Bir Araştırma


İlköğretim I. Kademede görülen istenmeyen öğrenci
davranışlarının sınıftaki öğrencilerin yüzde kaçında
görüldüğünü ve öğretmenlerin bu istenmeyen öğrenci
davranışları ile baş etmek için en çok hangi yolları
kullandığını belirlemek amacıyla bir araştırma
yapılmıştır
Araştırma 2003-2004 eğitim öğretim yılında
Afyon Merkez İlçeye bağlı 19 ilköğretim okulunda
görev yapan 107 sınıf öğretmenine bir anket
uygulanarak yapılmış ve öğretmenlerin cinsiyeti,
mezun olduğu okul, mesleki kıdemi, medeni
durumu ve okulun sosyo-ekonomik düzeyi
araştırmanın değişkenleri olarak alınmıştır.
Bu araştırmada, öğretmenlerin belirlediği istenmeyen
öğrenci davranışlarının başında;
 “Konuya, işe ya da çalışmaya dikkatini
toplayamamak”
 “Bir yerde uzun süreli oturamamak”
 “Derste sıraların arasında dolaşmak”
 “Verilen ödevleri eksik yapmak ya da hiç



yapmamak”
“Derse aktif olarak katılmamak, başka şeylerle
meşgul olmak”
“Kavga etmek” ve “Sürekli arkadaşlarını
şikayet etmek” gibi davranışlar da öğretmenlerin
en çok şikayet ettiği davranışlardır.
Ancak en fazla görülen istenmeyen öğrenci
davranışlarının bile sınıfın % 12-13’ünde
görüldüğü, dolayısıyla araştırma yapılan İlköğretim
Okullarındaki öğrencilerin % 90’ında rahatsız edici
bir davranış görülmediği ortaya çıkmıştır.
En çok görülen istenmeyen davranışlar
 “Konuya, işe ya da çalışmaya dikkatini
toplayamamak, bir yerde uzun süreli
oturamamak” öğrencilerin % 10-19 aralığında
 diğer tüm istenmeyen davranışlar ise % 1-9
aralığında görüldüğü tespit edilmiştir.
 Bu davranışlarla baş etmede genellikle
öğrenciyi uygun bir dille uyarma, olumlu
davranış gösteren öğrenciyi örnek gösterme
ve öğrenci ile dersten sonra konuşma (bazen
de öğrencinin ailesine haber verme) yolları
tercih edilmiştir.
 Görmezden gelme, öğrenciye bağırma,
öğrenciyi bedensel olarak cezalandırma gibi
yollar öncelikle tercih edilmemiştir.



Öğrencilerin “Verilen bir görevi yarıda
bırakmak ya da yerine getirmemek”
davranışı, ön lisans mezunu öğretmenlerin
sınıflarında daha fazla görülmektedir.
“Sorunun cevabını bildiği halde parmak
kaldırmaya cesaret edememek” davranışı,
yüksek kıdemli öğretmenlerin sınıflarında
daha çok görülmektedir.
“Sık sık devamsızlık yapmak”, “Kılık
kıyafetine ve kişisel temizliğine özen
göstermemek” davranışları sosyo-ekonomik
açıdan alt düzey okullarında daha çok
görülmektedir.
Bayan ve Erkek öğretmen


“Yalan söylemek” davranışına karşı erkek
öğretmenler öğrenciyi uygun bir dille
uyarma yolunu tercih ederken; bayan
öğretmenler öğrenci ile dersten sonra
konuşma yolunu tercih etmişlerdir.
“Öğretmenden izin almadan sınıftan
ayrılmak” davranışını gösteren öğrencilere
erkek öğretmenler olumlu davranış
gösteren öğrenciyi örnek göstermekte,
bayan öğretmenler ise öğrencinin ailesine
haber vermektedirler.
İstenmeyen Davranışlar Karşısında
Gösterilmesi Gereken Öğretmen Tepkileri





1-Sorunu Anlamak:
2-Görmezden Gelmek:
3-Uyarmak:
4-Derste Değişiklik Yapmak: Sıkılan yada derse
ilgisi azalan öğrenciler dersin işlenişinde, öğretim
yöntemlerinde, araç ve gereçlerde değişiklikler
yapılarak ilgileri tekrar derse çekilebilir.
5-Sorumluluk Vermek: Yapacak bir işi olmadığını
düşünen veya işi kendisine ilginç gelmeyen öğrenciye
kendisini meşgul edecek bir iş vermek ya da işini
kendisine daha ilginç gelecek başka bir işle
değiştirmek, istenmeyen davranışların önlenmesi
konusunda yararlı bir yöntemdir.

6-Öğrenciyle Konuşmak: Yapılan bütün uyarılara rağmen

7-Okul Yönetimi, Aile ve Rehber Uzman İle İlişki
Kurmak: Bazı sorun davranışların boyutları, öğretmenin
öğrencinin davranışlarında bir değişiklik görülmüyorsa, sorunun
öğrenci ile konuşulmasında yarar vardır.
üstesinden gelemeyeceği kadar büyük olabilir. Böylesi
durumlarda öğretmenin okul yönetimi ve rehberlik servisi ile
işbirliği yapması gerekir.

8-Ceza Vermek: Diğer yöntemleri kullanmasına rağmen
öğretmen hâlâ öğrencilerin istenmeyen davranışlarıyla baş
edemiyorsa, göstermesi gereken en son tepki ceza vermek
olacaktır. Ceza, davranışla orantılı olarak, o davranışın
yinelenmesini engelleyecek şekilde uygulanmalı, bunun için de
öğrenci neyi, nasıl yaptığı için ceza aldığını bilmelidir.
Sonuç Olarak;



Sınıf içi ya da sınıf dışı etkenlerden kaynaklanan
bir çok neden öğrenciyi istenmeyen davranışa
sevkeder.
Her şeyin dört dörtlük olduğu, hiçbir istenmeyen
davranışın bulunmadığı bir sınıf düşünmek
gerçeklikten uzaktır.
Bütün bu yöntem ve çözüm önerileri uygulansa
dahi istenmeyen öğrenci davranışlarını en aza
indirmek mümkün olsa da bütünüyle ortadan
kaldırmak olası değildir.