Amon Tapınağı

Download Report

Transcript Amon Tapınağı

MISIR UYGARLIĞI
(M.Ö. 6000-332)
1
Mısır Batı mimarlığının başladığı yerdir: Batı mimarlığının kökeni eski
Mısır dini ve bilimidir.
Mısır kültürü, ilerlemeye, insan becerisinin müdahalesiyle şeylerin
daha iyi olacağına inana 21.yy. batı uygarlığının tersine eski Mısırlılar
bu kavramlara sahip değildi.
Onlara göre şeyler asla yaradılış zamanında olmuş olduklarından
daha iyi olamazlardı. Tanrıların dünyada yaşadıkları bu zaman bir
altın çağdı ve sürekli olarak bu altın çağı yeniden yaratmaya
çalışıyorlardı.
2
Bu anlayışın bir sonucu olarak Hanedanlık öncesinden IV. Hanedanlığa
kadar olan dönemde dini, yazını, sanatı ve mimarlığı geliştirdikten
sonra, izleyen 2500 yıl boyunca tutucu davranıp bunlarda çok az
değişiklik yaptılar.
Onlara göre şeyler asla yaradılış zamanında olmuş olduklarından
daha iyi olamazlardı. Tanrıların (Tanrı Firavun) dünyada yaşadıkları bu
zaman bir altın çağdı ve sürekli olarak bu altın çağı yeniden yaratmaya
çalışıyorlardı.
3
Eski Mısırlıların günlük yaşamı dinle, Amon-Ra’ya, Kral-Tanrı
Firavun’a ve yerel tanrılara tapınma eylemi ile doluydu. Mısırlılar
yalnızca bu yaşamdan haz almakla kalmayıp bu hazların ölüm sonrası
yaşamda da sürmesini sağlamak için çalışırlar.
4
Hanedanlık öncesi gömme törenleri sonraki yaşam için erzaklarla dolu
kavanozlar ve aletlerle çevrili ölü bedenlerinin gömülmesinden
oluşuyordu.
Bir süre sonra uzun yaşam sonrasına hazırlamak için ölü bedenlerinin
yapay yollardan kurutulması ve sarılması işlemi geliştirildi.
5
Ölümden sonra bile rahipler ölünün günlük simgesel beslenmesini
sağlamayı sürdürüyorlardı. Nihai olarak ebediyete uzanan sonraki
yaşam şimdiki yaşamdan çok daha önemliydi.
Dolayısıyla köylülerin, soyluların ve firavunların evleri için çamur tuğla
yeterli olurken, Üçüncü Hanedanlıkla birlikte ölülerin ve tanrıların
evlerinde özenle kesilmiş ve taraklanmış taşlar kullanılmaya başlandı.
6
Mısır Tarihi beş dönemden
oluşmaktadır. Bumlar sırasıyla;
1.
2.
3.
4.
5.
Eski Krallık;
İlk Ara Dönem;
Orta Krallı Dönemi:
İkinci Ara Dönem:
Yeni Krallık-İmparatorluk
Dönemi;(Vadi Tapınakları
Dönemi)
7
İ.Ö. 1000 yıllarında imparatorluk sona erdi ve İ.Ö. 525’de İranlılar
tarafından, 322’de İskender tarafından, 30’da Romalılar tarafından işgal
edildi.
8
Yapı Tipolojisi:
Bu döneme ait en büyük yapılar, ölü gömme edimlerine adanmış
yapılardır; gömü dağı olarak nitelenebilecek insan yapımı
piramitlerin yanı sıra art arda sütunları, yeni avlulara ve bölmelere
açılarak bitimsizce yenilenen avlu ve odalarıyla Nil boyunca
dizilmiş tapınaklar hep bu amaca hizmet eder.
Mısır Yapım sanatında II dönem vardır:
1.Piramitler Dönemi
2.Vadi Tapınakları Dönemi
9
Mastabalar:
Erken hanedanlık öncesi mezarlar
toprağın kazılması ile elde ediliyordu
ve cesetlerin zarar görmesi
engellenemiyordu. Daha sonra mezarların
üstüne eğimli tuğla duvarlarla çevrilmiş
tümsekler yapılmaya başlandı. Bunlar
büyüdükçe küçük odalar birleştirilerek
yiyeceklerin ve belki ölenin heykelinin de
konulabileceği kadar genişletildi.
Bu anıt mezarlar dikdörtgen planlıydı ve
Bunlara Mastaba denilirdi. Bu mezar
yapıları bir ailenin üyeleri için guruplar
halinde yapılırdı. Böylece yaşarken bir
arada bulunan aile üyeleri öbür
yaşamlarında da bir arada bulunabilirlerdi.
10
Saqqara’daki Zoser Basamaklı Pramidi:
Mısır mimarisindeki esasa devrim III. Hanedanlık zamanında Firavun
Zoser zamanında Saqqara’da yaptırdığı mezar kompleksinde
gerçekleşmiştir.
11
Basamaklı piramide kayalara oyulmuş bir yeraltı mezarı olan basit bir
Mastaba olarak başlanmıştı. Zose’in ailesinin diğer üyelerini alabilmesi
için Mastaba kenarlarından uzatılmış, daha sonra diğerlerine taban
oluşturan orijinal Mastaba’nın üstüne dört tane daha yerleştirilerek
geleneksel yatay Mastaba’nın düşey bir anıta dönüştürülmesine karar
verilmiştir.
12
Bu mezar ve piramit kompleksi, 10.4 m yüksekliğinde, 545x277 m
ölçüsünde bir duvar ile çevrilidir. Birkaç yalancı girişin yanında güneydoğuda esas giriş yer almaktadır.
13
Giriş holünün ötesinde büyük bir açık avlu vardı. Bu avlu büyük bir
ihtimalle Firavun’un yeniden gençleşmesini temsil eden Hebsed
törenlerinde kullanılıyordu.
14
Güney ve kuzey evi
15
Sonuç olarak ortaya basamaklı bir piramit çıkmıştır. Bu form sonraları
değişikliklerle birlikte bildiğimiz düz yüzeye ulaşmıştır.
16
Giza’daki Piramitler:
Giza üçlüsü piramit yapımının Mısırlılarca aşılmayan doruk noktasını
temsil eder. Bu dev kütlelerin her biri, Kutup yıldızına ve güneşin dikey
eksenine kusursuzca hizalanmıştır.
17
İlk yapılan piramit en kuzeydeki ve üçünün en büyüğüdür. IV.
Hanedan’lığın ikinci Firavunu (Keops) Khufu için yapılmıştır.
18
Başlangıcda Khufu (230x230m, h=146m) piramidi platonun kayalarına
oyulmuş bir yeraltı mezar odasını kapatacaktı ancak blokların
tabakaları yerleştirildikçe bu değişerek hafif yükseltili bir mezar
odasına dönüştü ve sonra bir başka değişiklikle mezar odası piramidin
kulesinin tam ortasına yükseltildi.
19
Güneye düşen sonraki piramit
Khufu’un oğlu (Kepren) Khafre
için inşa edilmiştir.
Khafre piramidi (215.5x215.5m,
h=143.5m), üç piramit arasında
tepesindeki orijinal kireç taşı
kaplamasını muhafaza eden tek
piramittir.
20
Kolon –Kirişli yapım tekniğinin saf bir
örneği olan Khafre’nin vadi tapınağı
su mermeri bir döşeme üstüne
yerleştirilmiş kırmızı granitten
kesilmiş kiriş ve sütunlara sahiptir. İç
kısmında kralın yirmi üç heykeli,
Ka’nin geçici meskenleri
bulunmaktaydı. Vadi tapınağının tam
kuzeyinde kayalardan yararlanarak
devasa bir figür oymuşlardı-ön
pençeleri taş bloklardan yapılmış,
firavun ’un başıyla çömelmiş bir
aslan gövdesine sahip bir aslan
heykeli. (Sfenks)
21
Ortadaki piramidin güney-batısında yer alan üçüncü en küçük piramit
Khafre’nin oğlu (Mycerinus) Menkare tarafından yaptırılmıştır.
Menkare’nin daha küçük olan piramidi (108.5x108.5, h=66.5m)
onunda kaplaması kayıptır. Aşağıdaki on altı katman granitle kaplıdır.
22
Piramitler geniş mezar komplekslerinin en görünür kısımlarıydı. Her
birine Nil’in kıyısından açılan bir kanalla yaklaşılırdı. Bunun ucunda
piramidin eteğine doğru eyimlenen bir yaya yoluna bağlanan bir vadi
tapınağı ve yan yapıları yanı sıra mezarlardan ve kraliyet ailesinin
üyeleri için Mastabalar’dan oluşan bir Nekropolis (ölüler kenti)
bulunurdu.
23
3. Mısır Sivil Mimarisi
Amarna Villası;
Sokaktan içeriye çevirme duvarı içindeki bir kapıdan giriliyordu hemen
solda bir kapıcı kulübesi vardı. Bahçede küçük bir Aton (yeni tanrı)
tapınağı bulunuyordu. İç bahçe avlusu geçilince ev kompleksi başlıyordu.
Bu kompleks evin merkezinde yer alan Merkez odası ve kuzey odası
üzerine odaklanmıştı.
24
Bu göbeğin çevresine konuklar için bir batı odası, güney tarafta
kadınların daireleri ve güney-doğu köşesine efendinin dairesi
yerleştirilmişti. Kalın çamur tuğla duvarlarındaki pencereler ısı
kazancını azaltmak için oldukça küçüktüler ve merkezdeki odalar tepe
pencereleri ile aydınlatılıp havalandırılıyorlardı. Ana evi çevresinde,
ahırlar, hizmetçi odaları, depo ve ambarlar gibi hizmet birimleri
yerleştirilmişti.
25
Bu devirde zanaatçılar oldukça iyi yaşıyorlardı. Bir çoğu yok olmuşsa
da Krallar vadisindeki mezarlarda çalışan zanaatçılar için inşa edilen
yerleşim bölgesi kısmen günümüze kadar korunmuştur. Bir odası
geniş ve birçok odası derin olan bu evler daha büyük Amarna
Vilasıyla aynı ana bölümlere sahipti.
26
Firavunlar IV. Hanedanlık ’da (Eski Krallık Dönemi) ulaştıkları mutlak
güce denk bir güce bir daha hiç ulaşamamışlardır, bu yüzden Giza’daki
Piramitlerin görkemi hiç alışılamadı.
I. Ara dönemden sonra kraliyet yapıları olarak piramitlerin yerini
tapınaklar ve mezarlar almıştır.
27
Tapınaklar, ulusun öğrenim ve yönetim merkezlerini kendilerinde
birleştirdikleri için yalnızca tapınma yerleri olmaktan daha fazla işleve
sahiptir. Ülkeyi yöneten devasa bürokrasinin ikamet ettiği ve eğitim
gördüğü yerdi.
Büyük tapınaklarda okullar, üniversiteler, ve arşivler bulunuyordu;
bunlar devlet yönetiminin, bilimsel ve tıbbi çalışmaların olduğu kadar
tarım yönetiminin de merkeziydi; ayrıca kamusal ambar ve atölye
olarak da kullanılıyordu.
28
Thebes başkent oldu ve kentin güneyinde Karnak ve Luxor’da iki büyük
Amon tapınağı yapılmıştır. Zamanla bu tapınakların karşısına Nil’in batı
kıyısına vadinin kenarındaki yarların ön yüzüne oyulmuş mezarlar inşa
edildi.
29
Karnak’daki Amon Tapınağı.
Karnakdaki Amon Tapınağı zamanla Mısır
İmparatorluğunun dinsel ve yönetsel merkezi
oldu.
30
Luxor’daki Amon Tapınağı;
Bir diğer kutsal mekan da Luxor’daki
Amon tapınağıdır. Bu tapınak Nil’in
kıyısına paralel olarak hizalanmıştır.
Her iki tapınak da VIII. Hanedanlık
döneminde yapıldı ve devamlı
büyütüldü. Ve son derece karmaşık bir
hal aldı
31
Bu tip mezarlara, İ.Ö. 2120’de XII. Hanedanlık Firavunu Menhuttotep
tarafından yaptırılan teraslı kompleks örnek olmuştur. Nehrin
karşısındaki Karnak’daki Amon tapınağının eksenine üzerine
hizalanmış geniş orta sütunlu terası muhtemelen bir piramit tarafından
kesiliyordu. Ancak bu tapınaktan günümüze çok az bir bölümü
parçalar halinde kalmıştır.
32
Hatshepsut Tapınağı:
Bu yapı Karnak’daki Amon Tapınağı’na doğru giden eksen boyunca iki
tarafında sfenkslerin sıralandığı uzun bir yoldan ön avluya çıkılan bir
vadi tapınağıdır.
33
Batı duvarı boyunca küt kare payelerden bir kolon dizisi bulunmaktadır.
Bunların arkasında ise daha zarif on altı kenarlı sütunlar bulunmaktadır.
Sütun dizisi merkezde üst terasa ulaşımı sağlayan bir rampa ile kesilir.
34
Bu terasın batı yanı boyunca uzak
uçlarındaki tapınaklara bir giriş
sundurması işlevi gören bir çift
sütun dizisi görülür, bu giriş
sundurmasının iç tarafında iki
yanında yarın yüzeyine oyulmuş
Ra ve Amon tapınaklarının
bulunduğu açık bir Peristil (üç
tarafı kolonlu avlu) avlu vardır.
Tüm tapınak kompleksi Mısır
geometrisinin ve mekan
düzenlemesinin dikey ve eksensel
geleneklerinden kaynaklanır.
35
Khonsu Tapınağı;
İ.Ö.1170’de III. Ramses
tarafından yaptırılan Khonsu
tapınağı yeni krallık tapınağının
temel bileşenlerini çok daha açık
olarak örnekler.
36
Tapınağa, bir giriş pilonuna yani dar bir kapı delinmiş masif eğimli
(Şevli) bir duvara götüren sfenksler tarafından işaretlenmiş bir yol
boyunca yaklaşılıyordu.
37
Pilon içinden masif sütun
dizileriyle çevrili açık bir ön
avluya geçiliyordu. Buradan
hipostil hole (tavanı birçok sütun
tarafından taşınan salon) yani
sütunlarla taşınan ve tepe
pencereleriyle aydınlatılan bir
salona ulaşılıyordu.
38
Bunun ötesinde sekos yani festival süresince içinde tanrı heykelinin
taşındığı kutsal kayık yada mavnanın bulunduğu bir oda üzerinde
odaklanan rahipler için ayrılmış kutak (dinsel yapıların en kutsal yeri,
Hıristiyan kilisesindeki sunak gibi) bulunuyordu.
39
Tapınağın arkasında içinde genellikle altınla kaplı ahşap bir heykel
olan tanrının imgesinin bulunduğu bir bölüm vardır. Bu tapınak formu
yaklaşık 1500 yıl kullanıldı, çoğu tapınak Nehir’e dik giden bir eksen
üzerine inşa edildi.
40
Otuz bir Hanedanlık süresince, 2700 yıllık bir süre boyunca Mısır
mimarisi form açısından yalnızca küçük değişiklikler kabul görmüştür.
Bu kültürde mimarinin amacı süreklilik ve düzendi.
41